19 Ekim 2013 Cumartesi

Kara Kutu-Bölüm 13




Gerçekten bu kadar kolay olacağını düşünmedin değil mi?


Nasıl yani?!Young Nam artık ünlü mü?


Menajer Ho'nun eliyle ağzını kapatıp hafifçe öksürmesiyle Kwang Ho, kendini toparladı ve şaşkın bakışlarını bir kenara atıp gülümseyerek kameralara döndü.


"Üniversiteden bir rakibimin olması harika!" dedi yapmacık bir gülümsemeyle.


Gazetecilerin yüzlerinden istedikleri cevabı almadıkları belliydi.İçlerinden biri ani bir kalkışla:



"Yeni idol, duyumlara göre sevgiliniz Ada'nın sınıf arkadaşıymış.Sevgiliniz Ada yoksa onu tanımamazlıktan mı geliyor?"dedi Kwang Ho'ya imalı yarım gülüş atarak.




Kwang Ho, gazetecinin bu tavrı karşısında sinirlenmeye başlamıştı.Yüzündeki yapmacık gülümseme giderek daha da sahteleşiyordu.


Her şey benim yüzümden mahvolacak!


Yapman gereken tek şey var Ada!


Kwang Ho'nun konuşmasına fırsat vermeden yüzüme sahte bir gülümseme takınıp:


"Evet sınıf arkadaşım, ön sıramda oturduğu için tanımamam imkansız"dedim kendimden emin bir tavırla.


Muhabir yeni sorusunu sormaya hazırlanıyorken Menajer Ho hızlıca araya girdi.


"Evet!Herkes sorularının cevabını aldığına göre basın toplantısını burada sonlandırabiliriz"dedi karizmatik gülümsemesiyle.



Hep beraber basını selamlayıp arabamıza döndük.Kwang Ho ağzını hiç açmadan arka sol koltuğa oturdu ve konuşmama fırsat vermeden bakışlarını cama doğru çevirdi.


Konuşmaktan harika kaçış!



"Harikaydın!Durumu çok iyi bir şekilde kurtardın."dedi Menajer Ho,ön koltuktan başını bana doğru çevirip gülümsedi.


Daha sonra camdan dışarıyı seyreden Kwang Ho'ya dönüp:


"Yoksa yeni idol korkuttu mu seni?"dedi alaycı bakışlarla.


Kwang Ho, soru karşısında aniden  döndü ve:


"Korktuğumu da nereden çıkardın?!"dedi kaşlarını çatıp sesini yükselterek.


Hemen ardından yüzünü tekrar cama çevirdi benle göz göze gelmemeye çalıştığı her halinden belliydi.Bu durumu fark eden Menajer Ho kafasına bana doğru çevirdi.


"Sence de öyle değil mi Ada?" dedi göz kırparak.


Kwang Ho, bu sefer yüzünü dönmedi ama camdaki yansımasından yüzünün üzgün bir hal aldığını görebiliyordum.


"Bence korkmasına gerek yok!Kwang Ho en iyilerden!" dedim coşkulu bir ses tonuyla.


Kwang Ho, yine yüzünü dönmemişti ama bu sefer camdan üzüntüsü yerine gülümsemesi yansıyordu.Benim de yüzümde gülümseme oluşmuştu.Dikkatli bir şekilde Kwang Ho'ya bakıyordum.


Gerçekten harika bir gülümsemesi var ama neden o mutlu olunca ben de mutlu hissediyorum?Bu aşk mı yoksa yardımlarından dolayı minnet duymak mı?


Kafamı Kwang Ho yönünden çeviriyorken Menajer Ho ile göz göze geldim.Her zaman ciddi,karizmatik bakışlar atan adam artık bana muzurca gülümsüyordu.


Acaba hissettiklerimi anladı mı?


Aptal Ada!Bu kadar belli edecek ne vardı ki?!


Utanarak hızlıca başımı kendi tarafımdaki cama çevirdim ve dışarıyı izlemeye başladım.


***


Kwang Ho'nun dairesinin bulunduğu apartmanın önüne geldiğimizde Menajer Ho ile vedalaşıp apartmana doğru yürüdük.İkimiz de birbirimizin yüzüne bakmaya cesaret edemiyorduk.


Kwang Ho en iyilerden!Neden söyledim ki bunu?!


Ah Ada biraz çeneni tutsan!


Asansörün önüne geldiğimizde Kwang Ho dairemizin bulunduğu 12 numaraya bastı.İkimiz de farklı yönlere bakıyorduk.Bu durum asansör gelip içine bindiğimizde de devam edecek gibiydi.


Acaba bir şeyler mi söylesem?Ortaya bir konu mu atsam?


Ne söyleyeceksin Ada?!İstersen senden hoşlanıyorum diye direk itirafta bulun!


Hoşlanmak da nereden çıktı?!Hoşlanıyor muyum ki?Hayır hi....



"Ada...Ada asansör geldi" dedi Kwang Ho dikkatlice yüzüme bakarak.


Gözlerimi hemen kaçırarak hiçbir şey demeden asansöre bindim.Bakışlarımı Kwang Ho'nun tam tersi yöne kilitledim.


Ne yapıyorum böyle ben?


Ah Ada!Şu haline bak!


Acaba bana bakıyor mu?Dönüp baksam mı?!


Beni dinliyor musun ki?!


Cesaretimi toplayarak merakıma engel olamayıp hafifçe kafamı çevirdiğimde Kwang Ho ile yüz yüze geldim.Kwang Ho kafasını eğmiş ciddi bakışlarla yüzüme bakıyordu.


"İyi misin Ada?"dedi yüzündeki ciddi ifadeyi yok etmeden


"Bee...Be..benn.."


Lanet olsun şimdi kekelemenin zamanı mı?!


Kwang Ho,yanıma yaklaşarak gözleriyle direk gözlerimin içine bakıyordu artık. 


"Ada, arabadan indiğimizden beri tuhaf davranıyorsun?Bir sorun mu var?"dedi aynı ciddiyetiyle...


Yanaklarım kızarıyordu yine...Kwang Ho, daha da yaklaşmaya başlamıştı.Bense o yaklaştıkça küçük adımlarla geriye doğru kaçıyordum.Asansörün duvarına çarpmamla kaçışım sonlandı.


"Yoksa bunun 'Kwang Ho en iyilerden!' cümlesiyle ilgisi var mı?"dedi bir elini asansörün duvarına koyup çenemden tutarak hafifçe başımı kaldırdı.


Yüzünde tamamıyla ciddiyet hakimdi.O kadar yakındı ki nefes alışverişini hissedebiliyordum.Gözlerimi hızlıca başka bir yöne çevirdim.O kadar utanmış hissediyordum ki kendimi.


Ne yapacağım ben şimdi?!


"Sanırım haklıyım öyle de..."


Kwang Ho'nun konuşması asansörün açılmasıyla yarım kaldı.Hızlıca Kwang Ho'nun kolları ve asansörün duvarı arasında sıkışan bedenimi dışarı çıkarttım.Kwang Ho ise orada öylece kalakalmıştı.


Arkamı dönüp:


"İnmeyi düşünmüyorsun galiba"dedim hiçbir şey olmamış gibi bir tavırla...


Kwang Ho ise kapanmakta olan asansörün kapısını eliyle durdurarak asansörden indi.


"Gerçekten de öyle mi düşünüyorsun?" dedi yüzünde gülümsemeyle...


"Sadece üzülme diye söyledim.Bu kadar büyütmene gerek yok"dedim yanaklarım kızararak


"Yanakların kıza..."


"Dairemizin sol tarafındaki daireye yeni birisi taşınıyor galiba"dedim Kwang Ho'nun konuşmasını keserek.Böylece harika bir konu değiştirme yöntemi bulmuştum.


Kwang Ho, söyleyeceklerini bir kenara bırakıp gözlerini yan dairemizin önünde bulunan kutulara dikti.


"Umarım gitar sesinden rahatsız olmayan biridir.Bir dakika sen konuyu mu değiştirmeye çalışıyorsun?"dedi yüzünü hızlıca bana çevirerek direk gözlerimin içine bakıyordu şimdi.


"Hayır...Sadece ilgimi çekti"dedim gözlerimi kaçırarak


Kwang Ho, cevabım karşısında hiçbir söylemeden hafifçe gülümsedi.Artık asansörle kapımızın arasındaki oval uzun koridoru sağ taraftan yürüyüp kapıya gelmiştik.


Şifreyi girmeye hazırlanırken sol tarafımızdaki daireden dışarı çıkan taşıma şirketi çalışanı dikkatimizi çekti.


"Eşyaların hepsi taşındı beyefendi...Kapının önündekiler atılacak boş kutular..."dedi


Kwang Ho kafasını çevirip şifreyi girdi.Kapı açılıyorken:


"Bir dakika bekleyin!Hemen geliyorum"diyen ses ikimizin de donup kalmasına neden olmuştu.


Bu ses...


İçeriden hızlıca yeni yan komşumuzun adımları duyuldu ve ardından:


"Teşekkür ederim çok çalıştınız!Buyrun burada ücretiniz" dedi kapıya çıkarak.


Bu Young Nam!Ama onun burada ne işi var?!Yoksa yeni komşumuz...



Young Nam, görevliyle konuşmasını sonlandırıp yüzünü bize çevirdi.Şaşkın bakışlarımıza aldırmadan:


"Merhaba Ada!"dedi gülümseyerek.


Hemen ardından Kwang Ho'ya dönüp:


"Komşu olmamız ne harika değil mi?!"dedi küçümser bir bakış atarak. 


Hiçbir söylemeden Kwang Ho'nun yüzüne baktım.Gözlerini dikmiş zoraki bir gülümsemeyle Young Nam'a bakıyordu.


Kwang Ho, birden belimden tutup beni yanına çekti.


"Evet harika!Sence de öyle değil mi hayatım?"dedi bana dönüp gülümseyerek.


Hayatım mı?!


Young Nam'ın yüzü birden ciddileşmeye başlamıştı.Kwang Ho,yüzünde zoraki gülümsemesiyle,Young Nam ise ciddi bir ifadeyle vereceğim cevabı bekliyorlardı.

"Evet öyle HAYATIM!"dedim hafifçe gülümseyerek.


Kwang Ho, zafer kazanmış bir ifadeyle Young Nam'a bakıyordu şimdi.Young Nam ise tamamen ciddileşmiş, kaşları çatılmaya başlamıştı.


"Bugün fazlasıyla yorulduk!Biz ayrılsak sana ayıp olmaz değil mi?!"dedi Kwang Ho,Young Nam'a kibirli gülümsemesi atarak.


Young Nam, hafif bir gülümsemeyle:


"Tabi ki..."dedi.


Kwang Ho elimden sıkıca tuttu ve gülümseyerek:


"Bye bye!"dedi. 


Elimden çekiştirerek beni hızlıca eve soktu ve salondaki koltuğa oturduk.Hala elimi sıkıca tutuyordu ve sinirli bir şekilde kapalı televizyon ekranına bakıyordu.



"Elimi geri alabilir miyim artık?"dedim ciddi bakışlarla...


Kwang Ho, birden kendine gelip hızlıca elimi bıraktı.Yüzü kızarmaya başlamıştı ve gözlerini başka yönlere çeviriyordu.


"HAYATIM demek!"dedim alaylı bir tavırla gülümseyerek.


Kwang Ho, birden koltuktan kalkıp:


"Ben acıktım yoksa sen acıkmadın mı?" dedi gözlerini kaçırarak...


"Ne yoksa bana spagetti mi yapıyorsun?!"dedim gülümseyerek.



"Tamam sen kazandın!"diye gülümseyerek karşılık verdi. 

Kwang Ho, spagettiyi yapmaya başlamıştı.Bense televizyonda rastgele bir kanalı açmış boş boş ekrana bakıyordum.


Young Nam, artık yan komşumuz!Bu çocuk tam olarak neyin peşinde?!

Aptal mısın yoksa aptal taklidi mi yapıyorsun Ada?!Hala fark edemedin mi neyin peşinde olduğunu?!


İdol olmak, yan daireye taşınmak...Sorunlar hep beni buluyor!


Sorun mu?!Dalga geçiyor olmalısın!Asıl sorunu Hei Ryung bu olanları öğrenince göreceksin!


Lanet olsun onu unutmuştum!


Senin yüzünden Kwang Ho da zor durumda kalıyor!


Sanırım hak..


"Ne düşünüyorsun?"dedi Kwang  Ho mutfaktan bana laf atarak.


"Sadece televizyon izliyorum"diyerek gülümsedim.


"Komedi programını acı çeker gibi izleyen ilk kişi olmalısın"dedi makarnanın sosunu hazırlarken imalı bir şekilde.


Hiçbir şey söylemeden öylece durdum ve sustum.



***




Yarım saat sonra



Kwang Ho'nun hazırladığı spagetti, sosuyla harika bir şekilde önümde duruyordu.


"Lezzetli gözüküyor!"dedim hafifçe gülümseyerek.


Kwang Ho gülümseyerek karşılık verdi.Aç olmama rağmen hiç yeme isteği uyanmıyordu içimde...Aklım hala Kwang Ho'nun başına getirdiklerimdeydi.Çatalımı spagettiyle doldurulmuş tabağımda gezdiriyorken:


"Spagettiyi beğenmedin mi yoksa?"dedi Kwang Ho gülümseyerek.


"Hayır.Sadece bu günlerde rejim yapıyorum!"dedim tabaktan bakışlarımı kaldırmadan.


"Rejim mi buna inanacağımı düşünmedin değil mi?"dedi yüzü hafifçe ciddileşerek.


Bakışlarımı tabaktan kaldırarak Kwang Ho'nun yüzüne baktım.


"Özür dilerim.Benim yüzümden başına gelmeyen kalmadı."dedim bütün samimiyetimle.



"Özür dilemen gereken hiçbir şey yok ama o önünde duran spagettiyi yemezsen seni asla affetmem!Bu arada unutmadan bulaşıklar da sana ait!"dedi gözlerini kısıp şımarık bir gülümseme atarak.

Kwang Ho'nun sözleri rahatlamama yetmişti.Gülümseyerek spagettiyi yedim.

***


Bulaşıkları yıkamayı bitirip ellerimi kuruladıktan sonra bilgisayar başında oturan Kwang Ho'nun yanına oturdum.


"Ne yapıyorsun?"dedim laptop ekranına bakmaya çalışarak


"Haberlere yapılan yorumları okuyorum"dedi suratını asarak ve laptop ekranını benim görebileceğim şekilde çevirdi.Sesli bir şekilde yorumları okumaya başladım.


Yeni çıkan idol Young Nam, Kwang Ho Oppa'yı tahtından indirecek yakışıklılıkta!


Kwang Ho Oppa en iyisi!Onu kimse geçemez!


Kwang Ho Oppa'nın sesi, duruşu yeter...


Yeni çıkış yapan idol tam benim oppam olacak kıvamda^^


Kwang Ho Oppa, o Ada denen kızla çıkmaya başladıktan sonra tamamen gözümden düştü.Estetik harikası o kız!


Kwang Ho okuduğum yorumu fark edip bilgisayarı çekerken kolundan tuttum ve yorumları sesli bir şekilde okumaya devam ettim.


Ada denilen o sevimsizlik abidesi yeni çıkan idolle aynı sınıftaymış!Ne tesadüf değil mi?!Kwang Ho Oppa en kısa zamanda ondan kurtulmalı!



Ada ile Young Nam'ın eski sevgili olduğuna dair dedikodular var!Böyle bir kızın Kwang Ho Oppa'yla olması ne kadar kötü!

Kwang Ho bütün gücüyle elimden laptopı alıp kapattı.Bense yerimde öylece kalakalmıştım.Bütün dünya başıma yıkılmış gibi hissediyordum.Yorumlardaki en kötü nokta ise haklılık paylarının olmasıydı!


"Ada, böyle saçma sapan şeylere üzülmeyeceksin değil mi?" dedi endişeli gözlerle yüzüme bakarak.


Derin bir nefes verip Kwang Ho'ya döndüm.


"Bence söylediklerinde sonuna kadar haklılar.Hayatına girip her şeyi mahvettim.En kısa zamanda gitmeliyim!"dedim gözlerinin içine bakarak.


Kwang Ho'nun cevabım karşısında yüzündeki ifade ciddileşti.Kaşlarını çatıp daha önce hiç bakmadığı kadar kızgın bakışlarla yüzüme bakıyordu şimdi.


"Saçmaladığının farkında mısın?!Bunların sebebinin sen olduğunu mu sanıyorsun?!Bir başkası da olsa aynı şeyi yapacaklardı!Onların hepsi kafalarındaki oluşturdukları karakterleri, yakışıklı idollerin vücuduna koyarlar.Onlar için bizim cansız bir mankenden hiçbir farkımız yok.Tek istedikleri sonsuza kadar onlar için yalnız yaşamamız!"dedi direk gözlerimin içine bakarak.


"Ama...."


Konuşmamı aynı sinirli bakışlarla kesip:


"Ben yatmaya gidiyorum!"dedi ve kalkıp kapısını hızlıca çarptı.


Olduğum yerde öylece kalmıştım.Televizyonu kapatıp odama doğru gidiyorken kapısını açtı.


"İyi geceler"dedi bu sefer daha sakin bir ses tonuyla yüzüme bakmadan...


"İyi geceler"dedim hafifçe gülümseyerek 


Odamın kapısını kapatıp ışığı söndürdüm.Uyumak için yatağıma uzandım.Yorgun hissetmeme rağmen bir türlü uyuyamıyordum.


Kwang Ho ne kadar belli etmese de son olaylar onun moralini bozuyor!Hepsi benim yüzümden!


Saçmala Ada!Uyu artık...Kwang Ho sorun yok dedi, daha ne istiyorsun?!


Ya sonradan sorun ortaya çıkarsa?En iyisi gitmem...


Artık şu saçma sapan ergen triplerinden çıkar mısın?!Çocuk açık bir şekilde sorun olmadığını söyledi ki senin de yaptığın bir şey yok!Pardon ama gitsen nereye gitmeyi düşünüyorsun?!Hei Ryung, senin en küçük açığını bekliyor!Uyu artık!



En iyisi uyumak...


***



"Adaaa...Adaaa...Uyuyacak mısın hala?"


Gözümü hafifçe araladığımda karşımda Kwang Ho'yu gördüm, gülümseyerek bana bakıyordu.Dün geceki sinirinden eser kalmamıştı şimdi.


"Hadi hayatım kalk"dedi eğilip dudağımdan öperek.


Neye uğradığımı şaşırmıştım.Yanaklarım yanmaya başlamıştı.Ağzımı açıp tek kelime dahi edemiyordum.O ise utandığımı fark edip tekrar değdirdi dudaklarını dudaklarıma...


Tüm vücudum yanıyordu şimdi.Karnımda kelebek kolonisi kurulmuş olmalıydı.Kwang Ho, dudaklarını dudaklarımdan çekip tekrar gülümsedi.Yüzüne bakmaya cesaret edemiyordum.O ise inatla gözlerimin içine gülümsüyordu.


Birden burnum kaşınmaya başladı hem de deli gibi...Hapşıracağımı hissettim.Gözlerimi kapatıp hapşırdım.Gözlerimi tekrar açtığımda Kwang Ho, yatağımın kenarına oturmuş elinde bir kuş tüyüyle ciddi bir şekilde yüzüme bakıyordu.Bense şaşkın şaşkın onun suratına bakıyordum.


Bu kuş tüyü de nereden çıktı?!



"Uyurken gülümsüyordun.Artık rüyanda ne görüyorsan"dedi gözlerimin içine yine ciddi bir bakış atarak


Lanet olsun hepsi bir rüyaymış!


Yanaklarım kızarmaya başlamıştı yine...Hiçbir şey söylemeden sağ elimle ağzımı kapayıp hafifçe esnedim.Kwang Ho, hala dik bir şekilde yüzüme bakıyordu.Dünkü sinirliliğinin geçmediği her halinden belliydi.


"Rüyanda kimi gördün?"dedi ciddiyetini bozmadan


"Hatırlamıyorum!"dedim aynı ciddiyetle gözlerimi kaçırarak


"Yoksa ben miydim?"dedi yüzümden tutup direk gözlerimin içine bakarak


Kıpkırmızı olduğumu hissedebiliyordum.İnkar etsem bile yüzümün bu halinden her şey belli olacaktı.Pes etmiş bir ifadeyle:


"Evet!Artık yüzümü bırakabilirsin."dedim hala gözlerinin içine bakamadan


Elini yüzümden çekti ve yüzüne içten bir gülümseme takındı.Bense yatağımdan kalkıp hemen dolabımın kapaklarını açtım.


Elbise seçme bahanesiyle yüzünü kapamak...Fazlasıyla akıllıca değil mi?


Kesinlikle seninle mütevazi kelimesini aynı cümlede kullanmam Ada...


Kwang Ho, yaklaşık bir dakikalık suskunluğun ardından yeni sorusunu yöneltti.


"Peki nasıl gördün?Nasıldı rüya?"dedi meraklı bir tavırla


Yüzümü sakladığım dolabın içinden seçtiğim elbiseyi aldım ve kapaklarını kapatarak:


"Sıradan bir rüyaydı.Hadi odadan çık da üstümü değiştireyim"dedim aceleci bir tavırla.


Kwang Ho'nun yüzündeki gülümseme birden o tanıdık kendini beğenmiş kibirli gülümsemeye dönüşmüştü.Yüzüme bakarak yine o gülümsemesini atıyordu.


Sakinliğimi bozmadan "Bir şey mi oldu?"dedim.


Kwang Ho, oturduğu yatağımdan kalkarak doğruldu "Hayır"dedi ve kapıya doğru ilerledi.Kapının girişinde durdu ve arkasını döndü "Sadece uyurken dudaklarının aldığı hali düşündüm.Beni bu kadar öpmek istiyorsan söylemen yeterli!Her zaman buna açığım"dedi gülümseyerek ve odanın kapısını kapattı.


Lanet olsun!Yine rezil oldum!


Neden lanet ediyorsun ki Ada?!Artık sende alışkanlık yapmış olması lazım bu durumun!


***


Giyinip hızlıca odadan çıktım.


"Senin için kahvaltı hazırladım.Bir öpücük verebilirsin artık bana!"dedi alaycı bir tavırla Kwang Ho.


"Haklısın, mısır gevreği ve süt oldukça yaratıcı bir kahvaltı menüsü olmuş"dedim aynı alaycı tavırla


Ardından hızlıca kaseye mısır gevreği ve sütü boşaltıp yemeğe başladım.Bakışlarımı tabaktan kaldırıp Kwang Ho'ya baktığımda şaşkın bir suratla bana baktığımı gördüm.


"Böyle oyalanırsan derse geç kalacağız"dedim ciddi bir ifadeyle...


"Bugün ben derse gitmeyeceğim.Sadece seni üniversiteye bırakacağım.Sabah Menajer Ho aradı.Bir saat sonrasına programım başlıyor ve geç saatlere kadar sürecek"dedi hafif bir gülümsemeyle


"Beni üniversiteye bırakmana gerek yok.Ben kendim..."


"Kwang Ho sevgilisini yalnız bırakmaz!"dedi şımarık gülümsemeyle. 


 "Peki o zaman hadi gidelim"dedim gözlerimi kaçırarak


***


Kwang Ho, beni üniversiteye bırakarak yanımdan ayrıldı.Arabadan inmemle yanıma koşar adımlarla Bong Cha geldi.


"Ada son olanları duydun mu?"dedi gözlerini kocaman açarak


"Young Nam'dan bahsediyorsan duymak ne kelime yaşadım bile!" dedim sitemkar bakışlarla..


"Bu Hei Ryung'ın hiç hoşuna gitmeyecek."dedi Bong Cha endişeli bir ifadeyle.


"Farkındayım..."dedim dudaklarımı burkarak.


***


Sınıfa geldiğimizde Young Nam'ın sırasının etrafı kızlarla çevrilmişti.Hei Ryung eski yerine oturmuş sinirli gözlerle Young Nam'ın etrafındaki kızları süzüyordu.Bong Cha ise meraklı bakışlarla kalabalığı inceliyordu.Sınıfın kapısında öylece duruyorduk.


Profesörün sınıfa girmesiyle kalabalık dağıldı ve herkes yerlerine oturdu.Hiçbir yere bakmadan  sessizce sırama oturdum.Arkamdan fısıldıları duyabiliyordum.


Kwang Ho Oppa ile çıkıyor ya burnu bir karış havalandı!


Young Nam Oppa ile de çıkmamış mıydı o?


O asalak arkadaşı Hei Ryung ile arası bozulmuş galiba...Baksana hiç yan yana gelmiyorlar!


Büyük gözlerinin olması güzel olduğu anlamına gelmez!


Aslına bakarsan dudakları da büyük kesin bir sürü estetik operasyonu geçirmiştir!



Fısıltıları duymamaya çalışıp elimdeki kalemle profesörün ağzından çıkan her kelimeyi not alıyordum.Aslına bakarsan artık eskisi kadar canımı sıkmıyordu bu tür konuşmalar...Bu sınıfa geldiğim ilk günden beri hakkımda bu tür fısıldaşmalar oluyordu.Bong Cha ve Hei Ryung'ın "kıskançlık" olarak adlandırdığı fısıldaşmalar...


***


Ders biter bitmez Young Nam'ın etrafı tekrar kızlarla çevrilmeye başladı.


"Sen Kwang Ho'dan daha iyisin oppa!"dedi birisi


Bir diğeri ters ters bana bakarak "Kwang Ho Oppa, kendine bir sevgili bularak hayatını mahvetti!"dedi.


Konuşmalar gitgide can sıkıcı bir hal almaya başlıyordu.Kafamı çevirip gözlerimle Bong Cha'yı aradım.Bong Cha, dikkatli bir şekilde kalabalığa bakıyordu.Onların içinde olmak için can attığı her halinden belliydi.Benim ona baktığımı görüp hemen gözlerini kaçırdı.Gülümseyerek başımla git anlamında işaret yaptım.



İşaretimle Bong Cha büyük bir mutlulukla oturduğu sırasından fırladı.Young Nam'ı saran kalabalığı yararak önlere doğru ilerledi.


Bana ise artık tek başına dışarı çıkmak kalmıştı.Sıramdan kalkarken Bong Cha:


"Neden birden ünlü olmaya karar verdin?Daha önce birçok sefer bunu geri çevirmiştin"dedi meraklı gözlerle


"Korkak gibi yaşamaktan bıktım!Benim olanı almak için..." dedi Young Nam, ben sıramdan kalkıp kalabalığın arasından sıyrılırken


"Peki senin olan ne?"diye sordu Bong Cha hızlıca.


"Ada!"dedi yüksek sesle.


Herkesin bakışı bir anda benim üzerimde kilitlenmişti.Sınıfta fısıldaşmalar yükselmeye başlamıştı.Bense adımı duymamla olduğum yerde birkaç saniye öylece kaldım.Sonrasında arkamı bile dönmeden sınıftan ayrıldım.


Mimarlık Fakültesi binasından ayrılıp yalnız kalmak için binanın arkasındaki Hei Ryung ile ikimizin oturduğu banklara doğru yürüdüm.Burayı fazla kimse bilmediği için yalnız kalmak için ideal bir yerdi.

Banka oturdum ve öylece boş boş duvara baktım.Düşünmemeye çalışsam da engel olamıyordum.


Young Nam benim peşimde...En yakın eski arkadaşım Hei Ryung, Young Nam'ın eski sevgilisi, bu yüzden benden nefret ediyor!Kesinlikle lanetlenmiş olmalıyım...


Duvar yönüne çevrilmiş bakışlarımı adım seslerini duymamla hafifçe o yöne çevirdim.Gelen Hei Ryung'dı.Normal şartlarda tedirgin hissetmem gerekse de fazlasıyla duygusuz hissediyordum kendimi...Bakışlarımı tekrar duvar yönüne çevirdim.


Hei Ryung, yavaş adımlarla gelerek yanıma oturdu.


"Çok mutlu olmalısın Ada!" dedi alaycı bir tavırla.


Ne mutluluk ama!


Hiç cevap vermeden düz duvarı izlemeye devam ettim.


"Tabi senden başka kim mutlu olabilir ki?Her istediğin oluyor!Herkes etrafında pervane!Yakışıklı,zengin hem de idol sevgilin var.Tabii bir de ayarttığın sevgilim Young Nam!"dedi ayağa kalkıp bağırarak.


Hiç cevap vermeden öylece duvara bakmaya devam ettim.


"Yoksa bir idolle çıkman eski arkadaşını görmemezlikten gelecek kadar değiştirdi mi seni?Ama hiç şaşırmam senin gibilerin gerçek yüzü budur!Dışarı melek kız imajları çizersin ama gerçekler tamamen farklı değil mi?Cevap versene!"dedi kolumdan çekiştirerek


Gözlerimi kilitlediğim duvardan çevirip ayağa kalktım ve sert bir şekilde kolumu Hei Ryung'ın elinden kurtardım.Yüksek sesle karşılık vererek:


"Ne var biliyor musun?Ben her zaman neysem oydum!Senin gibi, sevdiğim çocuğu etkilemek için kardeşimi ve arkadaşlarımı kullanmadım!Kardeşime ve arkadaşlarıma tuzak kurmadım!Çok üzgünüm,o çok uğraşıp sana aşık olması için her şeyi yaptığın,uğruna kardeşini sattığın Young Nam hiç uğraşmadan bana kendi ayaklarıyla geldi!Neden biliyor musun?Çünkü senin kadar ucuz biri değildim!"dedim nefret dolu gözlerle ona bakarak.



 "See...Se..Sen çok oluyorsun!Bunu çok ağır bir şekilde ödeteceğim sana!"diye bağırdı Hei Ryung



Arkama bile dönüp bakmadan Mimarlık Fakültesinin binasına doğru ilerledim.Fakültenin önünde Bong Cha beni görür görmez yanıma koştu.


"Aissssh Ada!Nerelerdeydin?!Her yerde seni arıyordum!"dedi tedirgin bakışlarla.


"Sadece biraz yalnız kalmak istedim"dedim hafifçe gülümseyerek


"Aissshh bir dahakine bana da haber ver!Beraber yalnız kalalım!Senin peşinden hemen Hei Ryung çıkınca korktum ve arkanızdan geldim ama ikinizi de bulamadım" dedi aynı tedirginlikle...


Hiçbir şey demeden gülümseyerek karşılık verdim.Bong Cha ile Mimarlık Fakültesi binasına girerken yanımdan sert bir şekilde omuz atarak Hei Ryung geçti.Bong Cha sinirli bakışlarını atarak:


"Derdi ne bunun?!"dedi sesini yükselterek.


Hei Ryung hızlı yürümesini durdurdu ve arkasını dönüp bize doğru yürüdü.Bong Cha'nın sinirli bakışlarının yerini şaşkın bir ifade almıştı şimdi.Benim yüzümde ise hiçbir ifade yoktu.



Hei Ryung, bize doğru yürüyüp Bong Cha'nın önünde durdu.


"Senin gibi hayatı sadece yakışıklı idoller ve aptal fan gruplarını yönetmek olan salaklık abidesi anlamaz bunları!Boşuna o kuş kadar aklını yorma!"dedi alaycı bir tavırla.


Bong Cha'nın şaşkın yüzü sinirli bir hal alıp gözleri dolmaya başlamıştı.Kekeleyerek:


"Se...Sen fazla oluyorsun artık!" dedi Hei Ryung'ın üstüne yürüyerek


Bong Cha'nın kolundan tutup onu kendime doğru çektim.


"Neden böyle bir insanın lafını ciddiye alıyorsun ki?O, onu sevmeyen birini yanında tutmak için türlü numaralar deneyen zavallının teki!Onun burada değil bir akıl hastanesinde olması lazım"dedim alaylıca Hei Ryung'ın yüzüne bakarak


Hei Ryung'ın birkaç dakika öncesine kadar yüzünde beliren zafer ifadesinin yerini yine o nefret dolu bakışlar almıştı.Benimse artık hiçbir şey umrumda değildi.Aynı nefretle ve kibirli bakışlarla ona bakıyordum şimdi.Hei Ryung sinirli bir şekilde üzerime doğru yürüdü, bense bir adım bile geriye çekilmedim.Yüzünden nefretle karışık garip bir gülümseme oluştu.Sağ elini hızlı bir şekilde geriye çekip bana doğru savuruyorken kolunu biri tuttu.


"Bir daha bunu denersen öldürürüm seni!"dedi büyük bir nefretle o ses.


Evet bu ses Young Nam'a aitti.Bense hiçbir tepki vermeden öylece duruyordum.İçimde daha önce hiç hissetmediğim kadar büyük bir nefret hissediyordum hem de Hei Ryung'a karşı!


Bong Cha ise olanlar karşısında önce şaşırmış, daha sonrasında ise kaşlarını çatıp her ikisine sinirli bakış atarak:


"Aranızda halletmeniz gereken neyse halledin!Artık Ada'yı buna karıştırmayın!"dedi sesini yükselterek ve beni kolumdan çekiştirerek sınıfa götürdü.


Yaklaşık bir dakika sonrasında sınıfa önce Hei Ryung sonra Young Nam girdi.İkisinin yüzünde de sinirli bakışlar hakimdi.Konuşmalarının iyi geçmediği belliydi.


Hei Ryung sert bir şekilde yan sırama oturdu.


"Artık benden korkman gerektiğini öğreteceğim sana!"dedi fısıldayarak


Hiçbir tepki vermeden boş boş sıramdaki ders kitabına bakmaya devam ettim.Cevap vermememin onu daha çok delirttiği kesindi.Hei Ryung'ın ardından Young Nam oturdu her zamanki yeri, önümdeki sıraya.Arkasını dönerek bana doğru baktı.Yüzümü kitaptan kaldırarak ifadesiz bir şekilde boş boş yüzüne baktım, hiçbir şey söylemeden...


"Ada, bunların he..."


"Profesör geldi"dedim başımı tekrar kitaba gömerek.


İçimden yeter artık diye bağıran çığlıklar atmak geliyordu.Saçma sapan bir dünyanın içinde bulmuştum kendimi.


***





Ders biter bitmez hızlı bir şekilde sınıftan çıktım.Kimseyle uğraşacak gücü hissetmiyordum kendimde.



Bong Cha arkamdan koşarak nefes nefese kalmış bir şekilde yanıma geldi.


"Aissssh Ada!Neden bu kadar hızlı olmak zorundasın?!"dedi suratını buruşturarak.



"Dalmışım"dedim hafifçe gülümseyerek

Hemen arkasında hızlı adımlarla ve ciddi bir ifadeyle Young Nam geldi.

"Ada, konuşmamız lazım!" diyerek aniden kolumu tuttu.

O sırada Young Nam'ın arkasında hızlıca Hei Ryung geçti.Yüzünde yine aynı nefret dolu bakışlar hakimdi.

"Gitmem lazım."dedim yüzümde donuk bir ifadeyle kolumu çekerek ve arkama bakmadan yürüdüm.


Bong Cha da hemen ardımdan koşmaya başladı.


"Young Nam, bu sefer çok kararlı gözüküyor"dedi endişeli bakışlarla



Arkadan bir kol omzuma dolandı.


"Kimmiş  bakalım o çok kararlı gözüken?"dedi aynı ses


Başımı kalkırıp yukarı Kwang Ho'nun yüzüne baktım.Artık onun bu hareketleri canımı sıkmıyor tersine mutlu ediyordu beni...


"Senin stüdyoda olman gerekmiyor muydu?"dedim gözlerimi kısıp ciddi bakışlarla ona bakarak.


"Kwang Ho'nun sevgilisi taksiyle bir yere gidemez dememiş miydim ben?"dedi şımarık bir gülümsemeyle.


Konuşmama fırsat vermeden konuşmaya devam etti.


"Bu gün eve geç geleceğim.Bong Cha'ya yeni evimizi göstermeye ne dersin?" dedi yüzüme bakarak


"Süper olur değil mi?!"dedim ve hemen yüzümde kocaman bir gülümsemeyle Bong Cha'ya döndüm.



Bong Cha gözlerini kocaman açarak "Harika olur!" dedi ama hemen ardından suratı düştü "Ama çok fazla kalamam bugün aile toplantımız var..."dedi hayal kırıklığına uğramış bir ifadeyle.


***


Şifreyi girip kapıyı açtığımda Bong Cha'nın gözleri kocaman açıldı kendini tutamayarak:

"Wowww!" diye haykırdı.


Kwang Ho'yla kendimizi tutamayıp kahkaha atmaya başladık.Gülmemiz karşısında Bong Cha'nın yanakları kızardı.


"Aissshh!Gülmeyin!"dedi utangaç bir ifadeyle


"Neyse ben dolabımdan bir iki şey alıp stüdyoya geçeceğim"dedi Kwang Ho gülümseyerek


Kwang Ho gider gitmez Bong Cha, Kwang Ho'nun odasının kapısını açtı.


"Ne yapıyorsun?"dedim şaşkın bakışlarla


"Aisssh ayrı odalarda mı kalıyordunuz?" dedi Bong Cha hayal kırıklığına uğramış bir ifadeyle


"Evet!Şimdi Kwang Ho'nun odasından çık!Bong Cha hayır açma dolabını!Anlarsa rezil oluruz!" dedim endişeli bir ifadeyle


Ama Bong Cha beni dinlemeyip her yeri karıştırmaya başlamıştı bile...Karıştırmakla kalmayıp çantasından çıkardığı fotoğraf makinesiyle hepsinin tek tek resimlerini çekiyordu.Bana ise çaresiz oturup beklemek kalmıştı.Onu durdurmak imkansızdı!


"Bari eşyaları eskisi gibi koy"dedim çaresizce.


Bong Cha her yeri talan ettikten sonra, elinde fotoğraf makinesiyle, derin bir nefes vererek yanıma oturdu.


"Gerçekten çok şanslısın Ada!"dedi yorgun bir ifadeyle gülümseyerek


"Emin misin?Şu son yaşadıklarıma bak!"dedim derin bir iç çekerek


"En azından Kwang Ho gibi biri yanında!Sevinmelisin!"dedi ve saatine bakıp bağırarak "Aisssh geç kalıyorum!Annem beni öldürecek!"dedi hızlıca vedalaşıp koşar adımlarla evden çıktı.


Deli bu kız!


Bong Cha gittikten sonra Kwang Ho'nun odasına kapıdan göz attım.


En azından her şeyi eskisi gibi düzenli koymuş diye düşünüp koltuğa oturacağımda Bong Cha'nın resim makinesini fark ettim.


Şapşal kız bunu burada unutmuş!Acaba neler çekmiş baksam mı?Özel sayılır mı?


Saçmaladığının farkında mısın Ada!Orada olanlar sadece Kwang Ho'nun özeli!



Merakıma engel olamayıp fotoğraf makinesinin içindeki resimleri incelemeye başladım.



Young Nam fan kulübüyle çekilmiş fotoğraflar...


Hei Ryung,Bong Cha ve benim mutlu anlarımız...Hala bu fotoğrafları neden saklıyor ki?!


Kwang Ho'nun dağ evinin fotoğrafları...Bunları çekmek benim için ne kadar zordu!


Bong Cha'nın her hali...Sevimli şey!


Burada başlıyor işte yeni fotoğraflar!Evin kapısını bile çekmiş sersem!


Kwang Ho'nun odasının genel duruşu...


Kwang Ho'nun ceketleri, gömlekleri, pantolonları, iç çamaşırları?!İç çamaşırlarını çekmek de ne demek?!Hemen sileyim bunu! 


Yoksa kıskanıyor musun Ada?


Hayır tabi ki!İç çamaşırlarının resmini mi kıskanacağım!




Fotoğraf makinesini kapatıp odama üstümü değiştirmeye girdim.Kapımı kapatıp üstümü değiştiriyorken kapının şifresinin girilme sesini duydum.


Bong Cha olmalı!Fotoğraf makinesini unuttuğunu fark etmiştir...


Odadan "Fotoğraf makinesini unuttuğunu mu fark ettin?"diye yüksek sesle sordum ama karşılığında hiçbir yanıt alamadım.


"Bong Cha!"diye bağırdım, yine karşılık yoktu.


Acaba Kwang Ho mu?Ama stüdyoda olacağını söylememiş miydi?


Üstüme bir tişört geçirip odamın kapısından hafifçe başımı çıkarıp kapı yönüne baktım,kimse yoktu.Daha sonra kafamı diğer tarafa çevirdiğimde karşımda ikili koltuğa kurulmuş bir şekilde Hei Ryung'ı görünce şok oldum.


"Senin burada ne işin var?!Hem içeri nasıl girdin?!"dedim afallamış bir ifadeyle.


"Sana benim yoluma çıkmaman gerektiğini öğretmeye geldim!"dedi nefret dolu bakışlarla

"Hemen buradan defol!"diye bağırdım,odadan çıkıp kapıyı göstererek.

O sırada Hei Ryung oturduğu koltuktan bir hışımla kalktı ve beni kolumdan salona çekip daire kapısı yönünde itmesiyle kendimi yerde buldum.


"Gerçekten bu kadar kolay olacağını düşünmedin değil mi?Bugün yaptıklarını sana böyle ufacık bir şey yaparak ödeteceğimi mi düşündün?!O zaman kötü haberi vereyim..."dedi sinsi bakışlarla mutfağa doğru ilerleyerek.


Bense afallamış bir biçimde düştüğüm yerden kalkıp doğruldum.Kafamı mutfağa doğru çevirdiğimde Hei Ryung elinde bir bıçakla mutfak tezgahının önünde duruyordu.


"Bakalım o yüzünde derin kesik izleri olunca da seni sevmeye devam edecekler mi?!"dedi hızla bana doğru gelerek.


Korkuyla birkaç geri adım atıp hızlı bir şekilde odama girdim ve kapıyı kilitledim.

"Bunun beni durduracağını düşünmüyorsun değil mi Ada?!"diye bağırdı Hei Ryung kapıyı tekmeleyerek.

Ne yapacağım ben şimdi?!


Kwang Ho'yu ara hemen!


Lanet olsun!Cevap vermiyor!Stüdyoda olduğu için görmüyor olmalı!


Tekrar dene!


Son bir kez...Açıldı!


"Yoksa beni bu kadar kısa sürede çok mu özledin?"dedi Kwang Ho şımarık ses tonuyla.


"Kaçışın yok Ada!" diye bağırdı Hei Ryung.


Kwang Ho, cevap vermemi beklemeden "O gürültüde ne öyle Ada, neler oluyor?!"dedi endişeli ses tonuyla.


"Kwang Ho yar..." cümlemi tamamlayamadan telefonun şarjı bitmişti bile...


Lanet olsun!Ne yapacağım ben şimdi!


Aptal Ada!Şu telefonun arada bir şarjını kontrol et!


Hei Ryung artık kapının kilidiyle oynamaya başlamıştı.Etrafıma bakıp kapının arkasına destek olacak şeyler aradım.Başucu komidinimi fark edip iterek kapının önüne yasladım.Daha sonra komidinin önüne oturup onunla kapıyı ittirdim.


Kapının kilidini açamayacağını anlayan Hei Ryung sinirlenerek bıçağı kapıya sapladı.


"Henüz zafer kazandığını düşünmüyorsun değil mi?"dedi bağırarak ve bıçağı kapıya saplamaya devam etti.Bıçağın ucu artık kapının iç tarafında gözüküyordu.


"Az kaldı Ada!"dedi kahkaha atarak


Ne yapacağım ben!Bu kattan çığlık atsam bile kimse duymaz beni!


İliklerime kadar korkuyu hissediyordum.Tüm vücudum buz kesmişti.Vücudumdan soğuk soğuk terler damlıyordu.


Bu sırada Hei Ryung, sapladığı bıçak darbeleriyle kapının kilidinin etrafındaki ağaç parçaları yok etmişti bile...Kilit artık hiçbir işe yaramıyordu.


"Bu kadar işte Ada!"dedi zafer kazanmış bir şekilde kahkaha atarak


Kilidi bozulan odamın kapısını bana doğru ittiriyordu.Komidinin arkasından ittirerek kapının açılmasına engel olmaya çalışsam da gücüm tükenmek üzereydi.Artık yapacağım tek şey kalmıştı.Nefesimi tamamen içime çekip atabileceğim en büyük çığlığı atmak!


Hayatımda bağırmadığım kadar yüksek sesle bağırıyordum şimdi, aynı anda gözlerimden yaşlar boşalıyordu.Benim bağırışlarım karşısında Hei Ryung daha neşeli kahkahalar atıyordu.


"Aptal Ada!Onlar seni kurtarmaya gelene kadar o aptal suratını parçalamış ola..."


Hei Ryung'ın sesi ani bir gümbürtüyle kesildi.Artık kimse kapıyı bana doğru itmiyordu.


Yoksa bu da mı Hei Ryung'ın tuzaklarından biri?


Bağırmam biter bitmez hızlı hızlı nefes aldım.Tekrar bağırmaya hazırlanıyorken:


"Ada iyi misin?"dedi bir ses, bu Young Nam'dı.


***

Kapıyı açtığımda Hei Ryung,boylu boyunca yerde yatıyordu.Young Nam'ın elinde ise küçük parçalanmış bir sehpa parçası vardı.Bakışlarım yerde hareketsiz olarak yatan Hei Ryung'a kilitlenmişti.

"Adaa..Ada..."diye seslendi Young Nam


"O yaşıyor mu?" dedim korkmuş gözlerle Young Nam'a bakarak.


"Sadece baygın!Sen iyi misin?!"dedi endişeli bakışlarla.


"Bee..Be..."


"Tamam hepsi geçti"dedi bana sarılarak


Bense hala vücudumda korkuyu hissedebiliyordum.Aptal gibi tekrar ağlamaya başlamıştım.Bu olanlar fazlaydı artık.Young Nam ise "Geçti, geçti..."diyerek beni teselli ederken içeri polislerle Kwang Ho'nun girmesiyle Young Nam'ın kollarının arasından sıyrıldım.


Kwang Ho'nun şaşkın bakışlarının yerini ciddi bakışlar almıştı şimdi.Polisler Young Nam ve bana neler olduğunu soruyorken o  giriş kapısında öylece duruyordu.


Bize soru soran polis memuru, başıyla Hei Ryung'ı göstererek "Hala baygın mı?"dedi, kendinden yaşça genç olan polis memuruna dönerek.


Genç polis memuru göz ucuyla Hei Ryung'a bakarak:


"Evet efendim."dedi ve kendi aralarında olayı tartışırken Hei Ryung hafiften kıpırdanmaya başladı ve birden yerden kalkıp bana doğru saldırmaya çalışırken Genç polis memuru onu fark edip etkisiz hale getirdi, kelepçeleri taktı.Daha sonrasında Hei Ryung'ı kolundan çekiştirerek götürüyorken Hei Ryung büyük bir nefretle:


"Seni birgün öldüreceğim Ada!"dedi bağırarak


Diğer polis memuru bize dönerek "Yarın ikiniz de tekrar ifadenizin alınması için polis merkezine uğrayın"dedi ve evden ayrıldı.Kwang Ho hiçbir şey söylemeden olduğu yerde hala öylece duruyordu ve ciddi dik bakışlarını Young Nam'a atıyordu.Young Nam bana dönüp:


"Ben gitsem iyi olacak"dedi ve ani bir hareketle sıkıca bana sarılarak evden ayrıldı.


Kapı kapandığı halde Kwang Ho hala yerinden kımıldamamıştı.Bu sefer sinirli bakışlarının hedefi bendim.Burnundan soluyarak yüzüme bakıyordu şimdi.


"Bir soru..." 


Cümlemi tamamlamadan Kwang Ho hızlıca bana:


"Bir daha başkasına sarılırsan kendini ölü say!"dedi kollarıyla beni sımsıkı sararak,kemiklerimin acıdığını hissediyordum.Hemen ardından kollarını çekip yüzüme bakmadan odamın kapısını incelemeye başladı.


Bana kızgın mı yoksa değil mi?Neden bu kadar karışık her şey...


Seni kıskandığını görmeyecek kadar kör müsün Ada?!


"Yarın yeni bir kapı almamız gerekecek!"dedi kapıyı incelerken "Ve de kapının şifresini değiştirmemiz lazım" diye hemen ardından ekledi. 



Hiçbir şey söylemeden öylece ona baktım.Benle göz teması kurmaktan çekiniyordu.Yüzünde de gülümseme yoktu.


"Sinirli gözüküyorsun "dedim aniden.


"Young Nam ile sarıldığınız için mi?"dedi ciddi ve sinirli bir şekilde gözlerimin içine bakarak.


Sinirli!Hem de çok...


Ada iki dakika çeneni tutamadın!


Hiçbir şey söylemeden gözlerimi kaçırdım.Kwang Ho, bakışlarını üzerimden çekip:


"Neyse çok yorgun hissediyorum kendimi..."dedi ve kapısını kapatıp uyumaya gitti.


***



Yatağıma uzanmış bir şekilde uyumaya çalışıyordum ama bu imkansızdı.Gözüm sürekli odamın artık kapanmayan,hırpalanmış kapısındaki izlere ilişiyordu.


Ya yine gelirse?Lanet olsun tartışmaktan şifreyi de değiştirmedik!Odamın kapısı da kilitlenemez!


Saçmalama Ada!Polisler tutukladı onu!


Ya kaçarsa oradan!


Ahh Ada!


Yatakta, korkar bir şekilde dönüp dolaşıyorken gözüm dolabın üstündeki uyku tulumuna ilişti.


Bu uyku tulumunu Hei Ryung ile almıştık, kamp için...Buldum!


Yataktan fırlayarak dolabın üstündeki uyku tulumunu kucağıma aldım.Yavaş adımlarla Kwang Ho'nun odasının kapısını açıp içeriye baktım.


Hala uyuyor...


Sessiz ol!Tekrar kendini rezil etmek istemezsin değil mi?


Yavaşça içeriye sızıp odanın kapısını kapattım.Yatağın kenarına uyku tulumunu serip içine uzandım.Artık huzurluydum, yalnız değildim ve korkmam için bir sebep yoktu.Uyku tulumun kenarındaki fermuarı yavaşça çekip başımı yan çevirdim.Uyku tulumum artık Kwang Ho'nun yatağının altı manzaralıydı.


Korku filmlerinde hep yatak altından eller çıkardı değil mi?


Ada artık saçmalamayı bırakır mısın?


Gözlerim yavaşça kapanmaya başlarken yatağın altında küçük bir şeyin kımıldamasıyla bütün uykum yok oldu.


O da ne?!Gittikçe yaklaşıyor!Yoksaa...


Kendimi tutamayıp bağırmaya başladım.Bir yandan da uyku tulumundan çıkmaya çalışıyordum ama lanet olası şeyin fermuarı sıkışmıştı.


"Örümceekkkkk..."diye bağırmaya başladım içinden çıkamadığım uyku tulumuyla yuvarlanarak.


Bağırmamın etkisiyle Kwang Ho, sıçrayarak yatağından fırladı ve hemen ışığı açtı.Şaşkın bir şekilde olanlara anlam vermeye çalışıyordu.


Bense kan, ter içinde kalmış bir şekilde bağırmaya devam ediyordum.


"Örümceeeekkkk!Lütfen onu at!" 


Kwang Ho eline geçirdiği bir kağıt parçasıyla örümceği aldı ve mutfakta bulunan çöpe attı.Çok geçmeden ciddi bakışlarla odanın kapısında belirdi.


Hafifçe yutkunarak: "Fermuar sıkıştı!"dedim.


Kwang Ho ciddiyetini bozmadan yanıma geldi ve uyku tulumunun sert bir şekilde fermuarını çekip açtı.Hala dik bir şekilde yüzüme bakıyordu.


"Neyse uykunu böldüm.Ben gideyim"dedim gözlerimi kaçırarak yerimden kalktım.


Ben o odada nasıl uyuyacağım?!


"Sen benim yatağımda yat, ben uyku tulumunda yatarım"dedi Kwang Ho yerdeki uyku tulumunu düzelterek.



Hiçbir şey söylemeden hızlıca Kwang Ho'nun yatağına uzandım ve yorganı burnuma kadar çektim.Kwang Ho'nun hala sinirli olduğu apaçık ortadaydı.Işığı söndürüp yerdeki uyku tulumunun içine uzanmaya çalıştı,çalıştı ama sığamadı.Dönüp duruyordu şimdi orada...


Yerinden ettin çocuğu Ada!O küçücük tulumun içine nasıl sığsın?!Hiç itiraz etmeden de yatağa kurulmana hiçbir şey demiyorum zaten!


Yaklaşık beş dakika burnuma kadar çektiğim yorganla Kwang Ho'nun uyumaya çalışmasını izledim.


"Senin için bir sorun yoksa yanımda uyuyabilirsin"dedim hiçbir şey düşünmeden, ansızın...Öyle ki söylediğim cümlenin anlamını bile söyledikten sonra fark etmiştim.


Ada neyin peşindesin?!


Kwang Ho, sığmaya çalıştığı tulumdan çıkıp hiçbir şey söylemeden yatağın diğer tarafına uzandı.Tüm vücudumun utançtan yandığını hissediyordum şimdi.


Neler yapıyorum ben?Bu cesaret de nereden?


Ada, amacın ne?!


Ne yapabilirdim ki?!Onun yatağını ele geçirip yerde yatmasına göz yumamazdım değil mi?


Birazcık cesur olsan ne olurdu sanki?!


Sence bu yaptığım cesaretlilik örneği değil mi?!


Hayır bu daha çok aptallık örneği!!


Daldığım düşünceler Kwang Ho'nun sesiyle yok oldu.


"Uyuyor musun?"dedi Kwang Ho yüzünü çevirmeden.


"Hayır"dedim fısıltıya benzer bir sesle.Hemen ardından "Bana hala kızgın mısın?"diye ekledim.


Kwang Ho, yatakta bana doğru dönerek birkaç saniye durdu.Karanlıkta gözlerini ve yüzünün şeklini göremiyordum.Sol elini yüzüme doğru uzatıp hafifçe yüzüme dökülen saçlarımı gözümün önünden çekti ve biraz daha yanıma yaklaştı.Yanaklarımın yandığını hissediyordum.Sadece yanaklarım değil tüm vücudum yanıyordu.Hafifçe yutkundu, hızlıca kolunu başımın altından geçirip beni kendine çekti.Hemen ardından yüzünü yüzüme doğru eğdi ve:


"Benimle gerçekten çıkmaya ne dersin?" dedi nefesini yüzümde hissederken...

118 yorum:

  1. İste bekledigim seyler olmus dolu dolu bi bolumdu ellerine saglik sonu super bitmis gelcek bolumu sabirsizlikla bekliyorum lutfen gercekten ciksinlarda biraz havada ask kokusunu tam hissedelim artik:-):-):-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek bölümlerle ilgili inan hiçbir şey bilmiyorum.Bu bölüm birden aklıma geldi de yazdım ilham perisinin uğraması lazım :))

      Sil
    2. oha oha muhteşemmm bu ne yhhaaaaa hayal gücü muhteşem sawako tatlım sen yazar olmalısın...

      Sil
    3. Hep hayalimdi ama hiç bu yoldan gitmeyi düşünmedim ki Türkiye şartlarında düşünmek de zor.Hem betimlemelerim de kötü benim, bir ton eğitim almam lazım :)

      Sil
  2. ABOOOO SÜPERDİ YA :DAS:DAS.D AMA BİZ ŞİMDİ DİĞER BÖLÜMÜ NASIL BEKLEYECEĞİZ OLMAZ Kİ YA BU .S.S.S.S.S OFFF OFFFF YAKTIN BİZİ .S.S.S. ELLERİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR BÖLÜM OLMUŞ AMA KENDİM İÇİN ENDİŞELİYİM ARTIK BÖLÜMLERİ BEKLERKEN YAPMADIĞIM ŞEY KALMIYOR .S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim ama benim de yapacağım bir şey yok aklıma yeni fikirler geldiğinde yazıyorum yoksa bölümler sıkıcı oluyor,o yüzden o bekleme süresi gittikçe uzuyor :)

      Sil
  3. ya bu süper bi bölümdü diğer bölümler gibi tabi ama bayıldım o iğrenç arkadaşı da layığını buldu ama hei ryung bence bunlarla kalmaz.Bence tekrar musallta olacak adaya ama sen bilirsin tabi.İnşallah aday la kwang ho çıkarlar.umarım ilham gelir demiştim.sana çok güzel bi ilham perisi gelmiş bu bölüm umarım hep böyle olur canım bi dahaki bölümü sabırsızlıkla bekliyorum ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim^^ O ilham perisini tutup bir kavanoza koymamız lazım bir gelip bir gidiyor :)) Hei Ryung konusuna gelince onunla ilgili başka planlarım var :)))

      Sil
    2. yaa başka planlar güzel ozaman

      Sil
    3. vayy başka planlar güzelmiş adanın başına bela olmasın da :D bu arada se nüniversiteye mi gidiyorsun

      Sil
    4. hm başka planlar güzelmiş ada ya bela olmasında tek dileğim o

      Sil
    5. ilerleyen bölümlerde göreceğiz hepsini :)

      Sil
  4. Hahahahah gercekten harika bi bolumdu tek kelimeyle bayildim :D gepecek bolumu sabirsizlikla bekliyorum :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler canım ben de ilham perisini sabırsızlıkla bekliyorum:))

      Sil
  5. tek kelime ile harikaaaaaaaa idi

    YanıtlaSil
  6. Bencede bu yatak sahnesi romanrik olsun ada kwana cevap olarak sadece sarilsin . Young nam da hain dusunceler icinde adayi elde etmek icin cabalasin heyecana devaaaaam -,-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bilmiyorum neler yazacağımı yeni bölüm hakkında hiçbir fikrim yok :)

      Sil
  7. tek kelimeyle harikaydi

    YanıtlaSil
  8. yaaaaaaaaa lütfen Ada Kwang Ho ile olsun , lütfen lütfen lütfen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de en çok bu çifti seviyorum ama Young Nam boş duracağını sanmıyorum :)

      Sil
  9. hikayeni yine çok beğendiiiiimmm ki dün ne kadar üzerinde uğraştığını gördüm :) harikasınnn her zamanki gibi canımmm ;) ilham perisi hiç üzerinden eksik olmasın:) hikaye okuyucularını benim bloğuma da beklerimm :) http://kotokoderki.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım en iyi sen biliyorsun nasıl uğraştığımı hikayende başarılar dilerim :*

      Sil
  10. çok süper olmuş bir solukta okudum gecikse de mükemmeldi yeni bölümü sabırsızlıkla bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım, beğenmene çok sevindim :)

      Sil
  11. Ada kwang ho ile olmalı başka yolu yok !!!! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ada'nın Kwang Ho fanlarından korkması lazım!! :)

      Sil
  12. Bence bir çılgınlık yap ve yeni bolumu hemen yaz yoksa biz cildircaz :D emeğine sağlık bu arada

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım ama aklımda hiç orjinal fikir yok :)

      Sil
  13. Vuhaaaaa mükemmel :D :D bayıldımmmmmmmmmm :D Bence Ada Kwang Ho'yla olsunnn ♥♥♥ <3<3<3<3<3< :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kwang Ho, okurların çoğunun favorisi ama Young Nam yan daireye kadar geldi taşındı.Sence boş durur mu?Zaten fırsat buldukça kıza bahaneyle sarılıyor :)) Her kararı Ada verecek, bakalım ne diyecek :))

      Sil
  14. bence yeni bölümü çarşamba akşamına yetiştirirsin sen :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İmkanı yok ki zaten aklımda hiçbir fikir de yok belki yazacak bir şey bulamam :)

      Sil
  15. eğer Kwang Ho ile çıkmasın Young Nam'ı seçsin de o zaman isyan çıkartırım !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplanıp Ada'yı dövelim istersen:)) Şaka bir yana yeni bölüme dair aklımda hiçbir şey yok o yüzden spoiler veremeyeceğim.Her bölümü son anda yazıyorum:)

      Sil
  16. Gerçekten böyle bir hikaye yok.... Kara kutuyu okurken yaşadığım heyecanı hiçbir diziyi izlerken yaşamadım. Bu konuda yeteneğin olduğu çok açık.Bir gün olur da kitap çıkarırsan ilk alan ben olacağım !^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumların için çok teşekkür ederim :) Bu hikayeye ilk başladığımda ya kötü tepki alırsam diye korkularım vardı, güvenemiyordum kendime ama olumlu yorumlar aldıkça daha eğlenceli bir hal almaya başladı her şey:) Bu hikayeyi olur da bitirebilirsem başka bir hikaye daha yazmak istiyorum :) Ama öyle kitap çıkarmak gibi hayallerim yok, çok zor onu hayal etmek benim için :)

      Sil
  17. Ya ilham perileri bile soyler sana kesinlikle ada ve kwang ho bence . Ada evet desin ve sende oradan yardir :D bu bolumde sadece ask olsun olay olmasada sorun değil . Yazzzzz lutfen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aklıma yeni bir şeyler gelir gelmez yazacağım zaten ama bilindik şeyler olmasın istiyorum:)

      Sil
  18. Bu sınav stresinde çok iyi geliyor yazdıklarını okumak teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl okuduğun için ben teşekkür ederim :)

      Sil
  19. senin ne kadar uğraştığını yeni bölümler yazmak için anlayabiliyorum bi, ara bende kalkışmıştım ama gerçekten çok zor yazmak.ayrıca bi de herkese beğendirebilme derdi var ya beğenilmezse ya güzel tepiler olmazsa diye ama sen süpersin ve inşallah hep böyle güzel devam eder.yorumlarda okudum kitap çıkarmanı isteyenler var.Bence bunu ilerde düşün derim.Yani eğer kitap çıkarmayı istersen hedeflersen başarırsın hikaye yazmaktaki azmin gibi.Olurda kitap çıkarırsan haberimiz olsun ha:)umarım ilham perileri yanı başından hiç ayrılmazlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım canım...İlham perileri bana hiç beklemediğim bir anda ulaşıyorlar, yine o anı bekleyeceğim :)

      Sil
  20. bence ada kwang ho'yu seçecek seçmezse fana ortalık karışcak gibi yorumlara bakılırsa ;:D cuma akşam girebileceğim o zamana kadar yazarsın umarım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fark ettim ama gün veremem aklımda hiçbir fikir yok şu anda :)

      Sil
  21. ya ne zaman gelecek bu ilham perileri . Meraktan çat la dık :D lütfen artık lütfennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnan ki hiçbir fikrim yok şu an :( O periyi bulunca ağız burun dalacağım nerelerde kaldın diye!Senin gibi ben de merak içerisindeyim :)

      Sil
  22. inanmıyoruum muhteşem bi bölümdü! ^.^
    yeni bölüm için sabırsızlanıyorum! umarım kwang ho ve ada gerçekten çıkarlar.En çok bu ikisinin bölümlerini seviyorum ,onları okuyunca çok mutlu oluyorum :)) yazdıklarından çok güzel bi dizi olur bu arada keşke öyle olsaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumların için çok teşekkür ederim.Belki bakarsın bir gün olur :)

      Sil
  23. ya ilham perilerini beklemesen bizim dediklerimizden yola çıkarak yapsan mesela, hem çok da güzel olur herkesin içinden geçenler :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neler geçiyor içinizden tam olarak:)

      Sil
    2. o yatak sahnesinde ada evet desin :D sonrası masallar gibi olsun, en basitinden kwang ho iş için jejuya filan gitsin adayı da yanında götürsün :D

      Sil
    3. bu sanki çok basit oldu:))

      Sil
    4. Ben bir adım attım geri kalanı senin yaratıcılığın iste . Burdan orijinal fikirler çıkartabilirsin :D

      Sil
    5. Biraz yaratıcı olsaydı buradan bir şey çıkaramadım:))

      Sil
    6. ben sadece bir fikir attım yaratıcı olması zaten mümkün değil pek burdan artık sen yola çıkmaya çalışcaktın :) zaten büyük çoğunluk kwang ho ve ada diyor oyüzden bari orası kesin olsun :D

      Sil
    7. Peki bakalım bir şeyler düşünmeye çalışacağım :)

      Sil
  24. ya artık o periler gelsinnnnnnnnnnnnnnnnn :(((((((((((((((((((((((((((((((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bekliyorum ama gelmiyorlar işte :(

      Sil
  25. lütfen gelsin artık ciğerim soldu şu bölümleri beklemekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de senin gibi bekliyorum ne yazsam diye :(

      Sil
  26. Gonlunden ne geciyosa yaz bekleme o ilham perisini gelmeyecegi tuttu mu ugramaz uzun zaman kendimden biliyom sen basla belki kiskanir gelir:-D:-D:-D zaten senide kiskansiiinnn biii zahmetttt:-):-):-)

    YanıtlaSil
  27. Yazmaya basladin mi ????? Basladim de lütfen , ne olurrrrrrrrr :(((((( üzülüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha başlamadım birkaç not aldım defterime onları düzenleyip bloga yazmaya başlayacağım.Üzülme sennn :(

      Sil
  28. haydi yaz yaz yaz :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Not aldım birkaç konu ama çok kısa oluyor.Onun için birkaç konu daha bulmam gerekiyor:)

      Sil
  29. Sabırsızlıkla bekliyoruuuz! :))

    YanıtlaSil
  30. isyanlardayım artık..... ne olur yaz lütfennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama olaylar bitmedi bir tamamlayalım yazmaya başlayacağım yoksa kötü bir bölüme razı mısın? :)

      Sil
    2. adanın cevabını öğrenelim de her şeye razıyım :D

      Sil
  31. Kwang Hoooooooo ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥ Bebeğummmmmmmmmm :D :D :D Ada Kabul etttttt

    YanıtlaSil
  32. Merhaba! :)
    Şey..betimlemelerim kötü demişssin ya,bende yazmaya başladığımda konu bulamıyorum ama betimleme kısımlarını yapabiliyorum az çok.Yardım etmeyi çok isterim sana..tabi istersen? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba teklifin için teşekkürler ama hikaye kötüde olsa benim elimden çıkmalı,sadece benim olmalı, bu konuda biraz bencilim:) Yine de teklifin için teşekkürler :)

      Sil
  33. Merhaba canım acaba yeni bölüm ne zaman gelir.Ellerine sağlık çok güzel bir bölümdü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir fikrim yok ana hatlarını oluşturdum.Bloga yazmaya başlamam lazım ama daha fırsatım olmadı, japonca dersime çalışmaktan:)

      Sil
  34. ya bekle bekle öldüm yemin ediyorum haaaaaaaaa acele acele gelsin şu bölümcüük uzuuun olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem acele hem uzun bölüm biraz zor değil mi? :)

      Sil
  35. Sen bence gelecek bölümü öyle yaz ki bu bölümü sollasın, kendine biraz zaman ver böylelikle aklına harika konular gelir. Bunun için de 14. bölüm sezon finali olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aklımı mı okudun?? Sezon finali yapmak gibi bir düşüncem var ama kararsızım :)

      Sil
    2. Hiç kararsız kalma. Yap bi sezon finali. Herkes rahatlasın. sen günlük hayatını yaşa bu arada aklına harika fikirler gelir. Biz de kendimizi yeni bölüm diye yırtmayalım. :)

      Sil
    3. Pazartesi akşam ya da salı sabah sezon finali geliyor :)

      Sil
    4. Ama bölümün tadı damağımızda kalmasın.Çok heyecanlı şeyler yazma, sonra yeni bölümü beklemekten kakayı yemeyelim. ;)

      Sil
    5. Yeni bölüm gelince göreceğiz artık nasıl olduğunu:)

      Sil
  36. harbiden yetet abi ya çıkmaz ayın sonra çarşambası gelecek heralde bölüm böyle bir yorum hiç yazmak istemiyorum kurslarının derslerinin olduğunu biliyorum ama yani ikisini beraber yürütemeyeceksen bence yazmaktan vazgeç bu kadar insan bekliyoruz yırtıyoruz kendimizi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir zaman size tam bir gün vermedim ve bu işi hobi olarak yapıyorum.Dediğin gibi birçok yapmam gereken şey var.O halde bile zaman bulmaya çalışıyorum ama senin fikrine katılmıyorum.Hiç kimse okumasa bile yazmaya devam ederim,sırf bölümler gecikti diye yazmaktan vazgeçmem :)

      Sil
  37. Canım yeni bölüm ne zaman gelecek :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım ezberlemem gereken Hiragana alfabesi var.Konu hazır, yazmak için fırsatım yok ancak pazar akşamı yazmaya başlayabilirim.Muhtemelen ya pazartesi akşam ya da salı sabah hazır olur :)

      Sil
    2. ooooo naptın sawako yaaaa sen bizi hiiiiç yani unutmuşun aklına geldiğimize şükrediyorum şu anda

      Sil
    3. Bugünlerde hayatım fazla dolu geçiyor, yetişemiyorum her şeye...Japoncayı bıraksam mı diye düşünmeye bile başladım :(

      Sil
  38. japoncaya değilde koreceye başlasaydın keşke

    YanıtlaSil
  39. Bence yazma sen artık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence sen okuma artık, başka alternatifler bul kendine :)

      Sil
  40. Kız sanki keyfinden yazmıyor arkadaşlar biraz anlayışlı olun lütfen ya. Bende takip ediyorum bu hikayeyi her gün giriyorum yeni bölüm gelmiş mi diye bende acaip merak ediyorum ama sabırlı olmasını da biliyorum. Kendinize hakim olun biraz.müsait olduğunda yazar zaten. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke herkes senin gibi anlayışlı olsa! :)

      Sil
    2. aynen bence biraz daha anlayışlı olunması gerek çünkü geç yazmanın sebebinid sölosun sonuçta bize yoğunum diyosun ytiştirmeye çalışıyorum hepimizin isteğini yerine getirmeye çalışıyorsun arkadaşlarında biraz zaman vermesi gerek sana bence bende arkadaşımızın dediği gibi her gün girip takip ediyrum yazılmışmı die dört gözle bekliyorum.ama seni sıkboğaz etmeyi de istemiyorum çünkü inan ki seni çok iyi anlıyorum arkadaşm diğer arkadaşlarında anlayışlı olmaya başladığı zaman herşeyin daha iyi olacağını biliyorum ve sndn hepimiz gzl bir bölüm bekliyoruz kefine bak aklına geldiğne yaz burda kimsenin seni zorlamaya hakkı yok bence hadi iyi yazmalar bollbollllllllllllll ilham perili vakitler diliyorum sana :)

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  41. Yarin geliyor mu yeni bölüm ?:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aksam mi peki :D

      Sil
    2. Düzenlemeleriyle akşamı bulur :)

      Sil
  42. Şu an gerçekten sinir oldum... Hikaye bloguna ne zamandır girmiyordum. Belki yayınlamış olabilirsin diye bir gireyim dedim. Yoğun olduğunu biliyorum. Japonca öğreniyormuşsun . Japonca gerçekten zor. Ben bir kere başlayayım dedim baktım olmuyor bıraktım. Tabi senin için bir yandan da KPSS var. Bu arada birde blogunla ilgilenip hikaye yazıyorsun. Birkaç kişi sen yazmayı bırak gibi olumsuz yorumlar yapmış. Hayır gerçekten anlamıyorum , biri emek harcayıp hikaye yazıyor , başka biri de sırf birkaç gün geciktirdi diye bu kişiyi eleştiriyor , hevesini kırıyor? O kişiler Beğenmediyse neden hala bloguna giriyor , hikayelerini okuyor anlamış değilim. İnsanlarla uğraşmak gerçekten zor... Allah sana sabır versin başka da bir şey diyemeyeceğim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk başta ben de senin gibi tepkiliydim ama zamanla alıştım hatta bazen yorumu okurken gülüyorum:))O yorumu yazan adsız hep aynı kişi ben ona kısaca bayan hayal kırıklığı diyorum!13 bölümdür bir türlü memnun edemedim onu, her zaman isyanda her zaman hayal kırıklığında:)))

      Sil
  43. yazmaya devam beklemek problem olmamalı sabretmeyi öğrenin okurlaaaar!!

    YanıtlaSil
  44. Yeni bölümü bekliyorum artık :D bu akşam bitrirsin düzenlemeleri umarım :D kötü (haddini aşan) eleştirileri boşver biz seni hep takip edicez :D ve japonca dersinde çok önemli ilerki hayatın için bir çok kapıyı açabilir sana, kpss de aynen öyle blogu ve hikaye yazmak senin için 3. 4. sırada olsun kendinden ödün verme :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım desteğin için :)

      Sil
  45. haydiii bölüm gelsiiin :))

    YanıtlaSil
  46. Acaba yeni bölüm ne zaman gelir?

    YanıtlaSil
  47. çook güzel, yeni bölüm için sabırsızlanıyoruum :) böyle başka güzel hikaye yazan sayfaları da biliyor musun? onları da okumak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Hiç hikaye okumuyorum ama yeni hikaye yazan arkadaşım http://kotokoderki.blogspot.com/ ye göz atabilirsin:)

      Sil

♥ Bu bölümü nasıl buldun?Peki fikrini bizimle paylaşmaya ne dersin? ^^ ♥

Tasarım:Sawako Kuronuma